Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesindeki Büyük Soygun

 

Tarihin bağrında açılmış en taze ve ağır yaralardan bir tanesi… Kanı hala sıcak. Bu soygun hikayesini bu satırların yazarı bildiği, bulabildiği kadar yazacak, okuyanlar bildiği kadar anlayabilecek, gerçekten bilgili erdem sahibi insanlar ise oturup ağlayacaklar. Facianın boyutu kelimelerle ifade edilebildiği kadar burada ifade edilmeye çalışılacak.

Bizzat Muhiddin İbni Arabi tarafından diyardan diyara koltuğunun altında gezdirilen o el yazmaların şimdi bir takım hırsız-soysuzların elinde olduğunu bilip de yanmamak mümkün mü? Gazali, Buhari, İbni Sina, İbni Rüşd ve diğerleri…

Bu araştırma yazısında önce kütüphane tanıtılacak, soygun hakkında bilgi verilecek, çalınan eserler tanıtılacak, soyguna karışan kişilerin aldığı cezalar incelenecek ve son olarak kaçırılan eserlerden geriye bir şekilde gelenler hakkında bilgi verilecektir.

Bu büyük soygun hakkında internette araştırma yaptığımız zaman elimizde sadece  gazete küpürlerinin olduğunu görüyoruz. Konunun ne arkasını takip eden ne sahiplen ne bir kişi ne bir devlet kurumu görünüyor. Mümkün olan en geniş kapsamlı araştırma bu yazı ile yapılacak.

Dile kolay; yaklaşık 132 birbirinden değerli el yazması, 7 matbu eser, 64 cilt kapağı… 20.739 el yazması yaprak… Bu eserlerden 6 el yazması geride kalan 15 yıl içerisinde sivil girişimler sonucunda bulunarak Türkiye’ye iade edilmiş.

Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi

Mevlana Müzesinin hemen yanı başında bulunan küçük ve sevimli bir bina… Bir çoğumuz belki günde bir kaç defaya hemen yanından geçiyoruz ancak Mevlana Müzesinin hemen yanında bir tarihi kütüphane olduğunun farkına varmıyoruz.

kr4
Konya Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi

Yusuf Ağa’nın kişiliği incelendiğinde, kendisinin Girit’te mühürdarlık, hazinedarlık ve kethüdalık görevlerinde bulunduğu, 1789 yılında III.Selim tarafından Valide Sultan Mihrişah’ın kethüdalığına getirildiği, 1806 yılında Hacca gidip geldiği esnada (Ki Hac yapamamış) III. Selim’in tahttan indirilmesinden sonra IV. Mustafa tarafından idamına ferman verildiği anlaşılıyor. Bursa’da namaz kılarken başı vurumuştur. (-1-) Kitap merakı ile bilinen Yusuf Ağa, sahip olduğu birbirinden değerli 750 el yazmasını kendi ismini verdiği bu kitaplığa devretmişti. (-2-) Osmanlı’dan günümüze ulaşan Konya’daki en önemli kütüphane olma özelliğine sahip Yusuf Ağa Kütüphanesine Yusuf Ağa’nın kitaplarının yanında, Zaferiye Medresesi Kütüphanesi, Hadımi Kütüphanesi, Sadrettin Konevi Kütüphanesi, Müftü Abdullah Efendi Kütüphanesi, Mümtaz Bahri Koru’nun kitapları  da dahil edilmiştir.

Yusuf Ağa kütüphanesi binası içerisinde 1922 yılına kadar yerde kilim-sedir üzerinde kitap okunur, çalışmalar yürütülürmüş. Sonradan masa ve sandalyeler konmuş. 1927 yılında Mevlana Müzesi ile birleştirilen bina, Memurlar Kooperatifine tesis edilmiş, içerisindeki kitaplar boşaltılarak, Mevlana Dergahı Kütüphanesine nakledilmiş, bina 1946 yılında Maarif Vekaleti Kütüphaneler Müdürlüğüne geçmiş ve 1949 yılında kütüphane olarak tekrar faaliyetine başlamış. (-3-) Doğan Yörük, Osmanlılar zamanında Konya’da kurulan en önemli kütüphanenin Yusuf Ağa Kütüphanesi olduğunu belirtir. (-4-)

Yusuf Ağa Kütüphanesi’nde 3.185’i yazma 8.631’i matbu olmak üzere toplam 11.816 adet kitap mevcuttur.

kr2
Yusuf Ağa Kütüphanesi içten görünüm
Osmanlı’da kütüphaneciliğe verilen ya da verilmeyen önemin gösterilmesi açısından, Yusuf Ağa Kütüphanesinin vakfiyesine yazan bazı kısımların Müjgan Cumhur hocanın kaleminden doğrudan aktaralım:
Screenshot_2016-01-10-05-02-10
Kütüphanecilik ve El Yazmaları konusunda birbirinden değerli çalışmalara imza atan Müjgan Cumhur hocamızı anmadan geçmeyelim.

Vakfiyede geçen ve bir kütüphanecide bulunması istenen vasıflar gerçekten ilgi çekicidir. Görevlilerin herşeyden önce ve önemli olarak Konya’da  oturmaları, güven verici, doğru, bilgili, istidadlı, tavırları övülmeye değer,  hoş yaradılışlı, dindar, güzel tutumları ile tanınmış, iyi ahlâklı, beğenilir  vasıflı, seçkin, geçmiş durumları denenmiş kimseler olmaları istenmektedir. … Kütüphanecilere ve yardımcılarına Konya’da kendilerini  fazlasiyle geçindirecek kadar maaş verildiği için, görevliler başka vazife ile  meşgul olmayacaklar, iş saatlerinde görevlerinin başında bulunacaklar, vekâlet  ve nöbetleşme gibi hususlarda ısrar etmeyeceklerdir. Vakfiyede kadı, naib,  müderris, kâtib, imamlarla sanatkârların ve tüccarların kütüphane hizmeterine alınmayacağı kesinlikle bildirilmiştir.

Kütüphane, cuma günleri müstesna, haftanın altı gününde sabah gün  doğuşundan bir saat sonra açılacak, arada öğle ve ikindi namazları kılınacak  kadar bir süre tatil edildikten sonra, akşamları gün batışına bir saat kalıncaya kadar okuyuculara açık bulundurulacaktır. Kütüphane açılırken vakıf  hayatta bulunduğu müddetçe ömrü için, öldükten sonra da ruhu için dua  edilecektir.

Gerek üstad, gerekse talebe bütün okuyucuların istedikleri kitaplar  tereddüt edilmeden, bekletilmeden bekletilmeden verilecek, okuyucuya iyi muamele yapılacak, okumalarına ve kitap çoğaltmalarına engel olunmayacak, ancak kitaplardan kütüphane içinde yararlanılacak, dışarıya kat’iyen kitap çıkarılmayacak, okuma sırasında kitap kaybolmaması ve yaprak yırtılmaması için göz  ucu ile okuyucular kontrol edilecektir.

Kütüphaneye ayrıca, çeşitli fenlerde ders vermeğe ve öğretmeğe yetkili  fazilet ve doğruluğu ile tanınmış bir şahıs, günde 60 akçe ile, kütüphane  hocası olarak tayin edilmiştir. Bu zat günde üç kere, sabahleyin, öğle ve ikindiden sonra, tefsir, hâdis ve fıkıh başta olmak üzere diğer ilim ve fenlerde Selimiye Camiinde ders verecek, dersin sonunda hazır bulunanlarla birlikte  vâkıf için dua edecektir. 

(-5-)

Ayrıca kütüphanede bulunan eserlerin her yıl Muharrem ayında görevliler huzurunda sayımı yapılacağı öngörülmüştür.

kr3
Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi

Kütüphane Soygunu

Soygun olayına gelecek olursak, bu olay öyle hırsızların bir gece ansızın kapıdan bacadan girerek içeriyi boşaltmasından ibaret değil. Kırılan ne kapı var ortada ne pencere. Sabah olduğunda soygunu fark edecek kimse de yok. 2000 yılında kütüphane görevlilerinden biri -Süleyman Çingitaş- emekliye ayrılacağı zaman 5 Nisan-24 Nisan 2000 tarihleri arasında hasbel kader bir sayım yapılır kütüphanede. (-6-) Ancak o zaman fark edilir çok sayıda birbirinden değerli el yazması ve kitap cildinin kütüphaneden yürütüldüğü…

Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yapan Osman Siviloğlu’na göre çalıntı olayının çok geç fark edilmesinin bir sebebi de, çalınan eserlerin boşluklarına onların ciltlerine benzeyen içi boş cilt kapaklarının konulması. Prof. Dr. Mikail Bayram’a göre soygun uzun bir süreye yayılmış, cilt kapakları değiştirilerek ve muhtemelen ciltlerinden ayrılarak çalınan kitaplar, fotokopiye ya da mikrofilme geçerken çalınmış. (-7-)

Murat Güzel’in Memleket gazetesindeki bir haberine göre, kütüphanede çalışan ve hırsızlar ile işbirliği yapan kütüphane görevlileri daha önce aynı kütüphanede 30 sene çalışmış olan Prof. Dr. Mikail Bayram’dan bazı kitapların nitelikleri hakkında bilgi almış ve kendisinden bilgi aldıkları yaklaşık 50 kitabın çalınmasına yardımcı olmuşlar. Çalınan eserlerin bir çoğu mikrofilme götürüldüğü zaman envanter numaraları da değiştirilerek çalındığı için kütüphane kayıtlarında bugün çalınan eserlerin büyük bir çoğunluğunun mikrofilm kayıtları da mevcut değil. (-7-)

Kütüphaneden Çalınan Eserler

Çalınan eserlerin değerini anlatmak gerçekten de çok zor.

Kütüphanede gerçekleşen soygun ne kadar ciddi? Çalınan eserler tahminlerimizin ötesinde bir öneme sahip. Ağacın en lezzetli meyvelerinin çalındığını söyleyebiliriz. Nurcan Sertyüz’ün  tezinin sonuç bölümünde ifade edildiğine göre, kendisi araştırmamız konusu kütüphanede tezhipli eserler üzerinde inceleme yaparken, 12. ve 13. yüzyıla ait eserler 2000 yılında gerçekleşen hırsızlık sonucunda çalındığı için, ancak 15.-19. yüzyıllar arasını inceleyebilmiştir. (-8-) Diğer bir ifade ile kütüphanede bulunan en eski ve muhtemelen en değerli eserler çalınmıştır. Gerçekten de çalınan eserler incelendiğinde, el yazmalarının özenle 10., 11., 12., 13., ve 14., yüzyıllardan seçildiği görülmektedir.

Islamic-inventions
İslam’da Bilimin Altın Çağını Anlatan Ünlü Bir Minyatür

Çalınan kitaplar hakkında bir takım sayısal veriler verelim: (-9-)
– 128 el yazması halen KültürBakanlığının sitesinde çalıntı olarak gözüküyor. H Bunlara 2001 yılında iade edilen Kitabül Ba, Kitabu’l Hutbe ve Hilyetu’l Ebdal ile 2003 yılında iade edilen Kitabül Hey’e‘yi de eklersek 132 olur. Yaprak sayısı 20’nin altında olan 12 eser mevcut.
– Çalınan el yazmalarının toplam yaprak sayısı 20.739 yaprak. (Yalaşık 42.000 sayfa ediyor.)
– 55 eserin yazım tarihi bilinmiyor.
– Yazım tarihi bellli olan eserlerden;
– 4 adedi 10.yy,
– 11 adedi 12.yy,
– 28 adedi 13.yy,
– 15 adedi 14.yy,
– 8 adedi 15.yy,
– 2 adedi 16.yy,
– 1 adedi 17.yy,
– 3 adedi 18.yy,
-1 adedi 19.yy’a tarihleniyor.
– Yazım çeşidi incelendiğinde, 100 adedi nesih, 11 adedi Mağribi, 2 adedi Kufi, 6 adedi Talik, 4 adedinin de nesih kırması olduğu görülüyor.
– Çalınan eserlerin tamamı arapça olup, tek Türkçe-Uruduca el yazması Ai Şir Nevai’ye ait,
– Ünlü alimlerin eserlerinden; Muhiddin İbni Arabi’nin 16 adet,Zemahşeri’nin 6 adet,
Hariri’nin 3 adet,
Sadreddin Konevi’nin 3 adet,
Buhari’nin 2 adet,
Fahreddin-i Razi’nin 2 adet,
İbn Kuteybe’nin 2 adet,
İbni Rüşd’nin 2 adet,
İbni Sina’nin 2 adet,
Ali Şir Nevai’nin 1 adet,
Bursalı Kadızade Rumi’nin 1 adet,
El Askalani’nin 1 adet,
Gazali’nin 1 adet,
İbni Teymiye’nin 1 adet,
Sühreverdi’nin 1 adet,
Tirmizi’nin 1 adet el yazması kitabı çalınmıştır.

– Eserlerinden çalıntı bulunan diğer alimlerin isimleri de şu şekildedir: Ebu Haten Sehl b. Muhammed al-Sicistani, Ebu’l-Abbas Ahmed b.Muhammed ibnü’l-Veled al-Nahavi, Şatibi Ebu Muhammed b. Kasım, Abd el-Aziz b. Ahmed el Buhari, Abdul Abbas,An-Miğari Muhammed Abdulcabbar b. al-Hasan,Burhaneddin Ebu Muhammed İbrahim b. Ömer el-Caberi,Burhaneddin İbrahim Ömer el-Caberi,Celaleddin Ebu’l-Fazl Abdurahman el-Belkımi, Cemaleddin Ebu’l-Feth Mesut b. Memdud ibn Said,Ebi’l-Feth Nasrullah b. Muhammed,Ebu ‘l- Leys Nasr b. Muhammed ed-Semerkandi,Ebu Abd Allah Muhammed b.Ahmed b.al-Hüseyni al-Musili, Ebu Abdullah Muhammed b. Ebu Bekr el -Cezvi,Ebu Abdullah Şemseddin Muhammed ,Ebu İshak Ahmed b. Muhammed es-Salebi,Ebu İshak İbrahim b. Cabir eş-Şafi, Ebu Muhammed Abdulhak b. Abdurrahman,Ebu Muhammed İbrahim b. Ömer el-Caberi ,Ebu Ubeyd Ahmed b. Muhammed el-Herevi,Ebu Ubeyd Ahmed b.Muhammed el-Herevi, Ebu Yahya b. Ebi Bekr as-Sanhaci,Ebu Yakub Yusuf b.Ebu Muhammed b.Ali es-Sekkaki,Ebu’l Feth Osman b.Cinni en-Nahvi,Ebu’l Hasan Ali b. Muhammed el-Mağverdi, Ebu’l Mu’in Meymun b. Muhammed en-Nesefi,Ebu’l-Abbas Ahmed b. Yahya,Ebu’l-Fazl İyaz b. Musa el-Yahsibi,Ebu’l-Hasan Ali b. Muhammed al-Herevi,Ebu’l-Kasım el-Mukri eş-Şatibi,Ebu’l-Vahid Muhammed b. Ali b. Abdulkerim el-Arzaki, Fahreddin Muhammed b. el-Hatip,Hasan b.Ahmed b.Muhammed el-Attar el-Hemedani,Hüsameddin Ali b. Ahmed el-Mekki er-Razi,Hüsameddin el-Üstünabi, Hüseyin b.Mesud el-Ferrari el-Bağavi,İbn an-Nuhas,İbn Burrican Ebi Hükm Abdusselam,İbn Cinni,İbn Hacib Cemaleddin Ebu Amr Osman b. Ömer,İbn Telmasani Ebu Muhammed Abdullah b. Muhammed b. Ali, İbni Baytar Ziyaeddin Abdullah b. Ahmed el-Maliki,Kanzi Ebu Abdullah al-Kazai,Kutbeddin Ahmed b. El-Hasan b. Ahmed eş-Şafi,Kutbeddin Muhammed b. Muhammed b. Mesud b.Mahmud b.Abi’l-Fath es- Sayrani, Muhammed b. Muhammed b. Nasr,Muhyeddin Ebu Zekeriya Yahya,Nasır b. Abdusseyid el-Mutarrızi,Sadru’ş-Şehid Hüsameddin Ömer b. Abdullah el-Aziz, Salahaddin Halil b. Aybek,Salahaddin Halil b. Aybek es-Safedi,Şemseddin b. Abdurrahman b.Mervan b.Salim al-Mısri,Şemseddin b. al-Cazari,Şemseddin Ebu Abdullah Nuşabadi, Şemseddin Mahmud b. Abdurrahman al-İsfahani,Şemseddin Muhammed b. Muhammed,Şemseddin Muhammed b. Yusuf b. Ali el-Kirmani,Şemseddin Muhammed el-Hicazi ,Tabib al-A’yün b.A’yün al-Mısrî, Taceddin Ahmed b. Said b. Muhammed el-Halebi,Takküyddin Ebi’l-Hasan Ali b. Abdülkaf el-Kufi,Zekeriya b. Muhammed el-Kazvini.

Soygun sonucunda, daha doğrusu kütüphanenin soyulduğu anlaşıldığında, 103 (Ciltler de teke tek sayıldığında 130 civarında görünüyor) el yazması eserin ve 6 adet Arap harfli matbu eserin ve çoğu ceylan derisi 62 adet kitap cildinin yerinde olmadığı görülmüş. (-10-) Çalınan eserlerin bir çoğu, Sadreddin Konevi’den itibaren kütüphaneye ulaşan ve kendisinin üvey babası olan Muhiddin İbni Arabi’nin ve kendisinin de üzerlerinde el yazıları ve notları olan eserler. Daha önce bu eserlerin bizzat Sadreddin Konevi tarafından kendisinin yaptırdığı camiye bitişik kütüphaneye vakfedildiğini ve bu vakıf eserlerini değiştiren, korumayan ve çalanlara beddualar ettiğini belirtmekte fayda var. Sadreddin Konevi Kütüphanesi 1926 yılında Yusufağa Kütüphanesine aktarılmış. Müjgan Cumhur’dan öğrendiğimize göre 1899 yılında basılan Konya Kütüphaneleri Salnamesi‘ne göre Sadreddin Konevi Kütüphanesinde 61 el yazması kitap bulunuyordu. (-11-)

Screenshot_2016-01-10-05-02-14
Sadreddin Konevi Kitaplığı
Evet, bu kütüphanenin en önemli koleksiyonu Sadreddin Konevi kitaplığıydı.Bu kitaplık konusunda Prof. Dr. Mikail Bayram’ın ” Sadru’d-Dîn Konevî Kütüphanesi ve Kitapları” isimli makalesinden öğrendiğimize göre, Fatih Sutan Mehmet zamanında yaptırılan bir sayımda Sadreddin Konevi Kütüphanesinde 200’den fazla eser tespit edilmiş. Ne var ki bu eserlerin büyük bir kısmının zamanla kaybolmuş olduğu ifade ediliyor. Müjgan Cumhur 1899 kayıtlarında Sadreddin Konevi Kütüphanesinde 61 eser bulunduğunu söylerken, Mikail Bayram bugün Yusuf Ağa kütüphanesinde bulunan Sadreddin Konevi’nin vakfı olan kitapların sayısının 168 olduğunu bildiriyor. (-12-)

Muhtemelen bugün bu kitapların ciddi bir kısmı çalındı. Bugün İngiltere’de Muhiddin İbni Arabi üzerine çalışmalar yapan bir dernek, Muhiddin İbni Arabi’nin bu soygunda çalınan eserlerinden 10 tanesini aramak için çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Nitekim bunların bir tanesinin bulunmasına öncülük etmişler ve bu konu bulunan el yazmaları bölümünde anlatılacak.

Kütüphaneden çalınan eserlerin büyük bir kısmı 12. yüzyıldan kalma, türlerinin son nüshaları.

Çalınan önemli el yazmaları arasında ise şu eserler mevcut: (-13-)
.
1.6626 numaralı Kur’an-ı Kerim40,5 x 27 cm boyutlarında ve 437 sayfadan oluşur. 1141 tarihinde yazılmış ve Yusufağa Kütüphanesine Sadreddin Konevi Kütüphanesinden getirilmiş. Prof. Dr. Haşim Karpuz’a  göre yazısı, tezhibi ve cilt kapaklarıyla Selçuklu Dönemi el yazmaları arasında nadir bulunan bir örnek. Hattat: Ebul Feyz bin Abdülhalik elMuderi. (-14-) (-15-) Kültür Bakanlığının açıkladığı listenin 92. eseri.

2. Ahkamül KübraEserin altı cildi Sadreddin Konevi’den intikal etmiş. Cilt ve yazı örneği bakımından eşsiz bir eser. Altı cildi de çalınmış.
.
3.Camiul Usul: Cilt kapakları çalınmıştır.
.
4. Muhiddin-i İbni Arabi’nin Eserleri (1165 – 1240 tarihleri arasında yaşamış, Endülüs’te -bugünkü İspanya- doğup Şam’da ölmüş)

Demirbaş no. : 4859/1, Adı : Kitabu’l-Esfar, Müellifi : Muhyiddin Ebu Abdullah Muhammed b. Ali , Yaprak sayısı : 1-38b

Demirbaş no. : 4859/2, Adı : Kelamu’l-Abadile fi’l-Hakaik bi el- Sinne, Müellifi : Muhyiddin Ebu Abdullah Muhammed b. Ali

Demirbaş no. : 4861, Adı : Tenezzüli’l-Emlak fi Harekati’l-Eflak, Müellifi : Muhyiddin Ebu Abdullah Muhammed b. Ali, Müstensihi : Süleyman el-Hüseyin el-Belhi, Yazım Tarihi : 1275 H. (M.1858), Yaprak sayısı : 122

Demirbaş no. : 4867/2, Adı : Risaleti Ruhul Kudüs fi Menazıratün Nefs, Müellifi : Muhyiddin Arabi , Müstensihi : Tevakkul b. Ali el-Attar, Yaprak sayısı : 79

Demirbaş no. : 4867/3, Adı : Aklat al-Mustavfirat, Müellifi : Muhyiddin Arabi , Müstensihi : Tevakkul b. Ali el-Attar, Yaz.Tarihi : 848 H. (M.1444), Yaprak sayısı : 25

Demirbaş no. : 4868/5, Adı : Kitabu Tacût Teracim fi İşareti’l-İlm, Müellifi : Muhyiddin Arabi, Yaz. Tarihi : 617 H. (M.1220)
Dili : Arapça, Yaprak sayısı : 31

Demirbaş no. : 4868/6, Adı : Kitabu’ş-Şevahid, Müellifi : Muhyiddin Arabi
Dili : Arapça, Yaprak sayısı : 12

Demirbaş no. : 4868/7, Adı : Şi’r, Müellifi : Muhyiddin Arabi, Yaprak sayısı : 1

Demirbaş no. : 4868/8, Adı : Kitabu’l-Celâle, Müellifi : Muhyiddin Arabi, Yaz. Tarihi : 615 H. (M.1218), Yaprak sayısı : 7

Demirbaş no. : 4868/9, Adı :Kitabu’l-Ezel, Müellifi : Muhyiddin Arabi, Yaz. Tarihi : 615 H. (M.1218), Yaprak sayısı : 7

Demirbaş no. : 4986, Adı : Muhacca el-Beyda, Müellifi : Muhyiddin Ebu Abdullah Muhammed, Yaz.Tarihi : 600 H. (M.1203), Yaprak sayısı : 163

Demirbaş No. : 5501, Adı : Divan-ı Şeyhu’l-Ekber, Müellifi : Şeyhü’l Ekber Muhyiddin İbn el-Arabi, Yaprak Sayısı : 235

Demirbaş No. : 5502 (2.cilt), Adı : Divan-ı Şeyhü’l – Ekber, Müellifi : Şeyhü’l-Ekber Muhyied-din ibn el-Arabi, Yaprak Sayısı : 201

Demirbaş no. : 8653/1, Adı : Ankau’l-Mağri fi Mağrifeti Hatmi’l-Evliya ve Şemsi’l-Mağarib, Müellifi : Şeyhulekber Muhyeddin Arabi et-Tai
Yaprak sayısı : 19

Demirbaş no. : 8653/3, Adı : Al-Asrar, Müellifi : Şeyh al-Akbar Muhyeddin İbn al-Arabi at-Tai, Yaprak sayısı : 2

Demirbaş no. : 8653/4, Adı : İnşa’ad Davair al-İhatiyyat, Müellifi : Şeyh al-Akbar Muhyeddin İbn al-Arabi at-Tai, Yaprak sayısı : 21

5. Sadreddin Konevi’nin Eserleri (1210-1274 yılları arasında yaşamı, Malatya’da doğmuş Konya’da yaşamış, Muhddin İbni Arabi’nin üvey oğlu, Mevlana’nın hocalarındandır.)

Demirbaş no. : 4865, Adı : Miftahu’l-Gayb, Müellifi : Sadreddin Muhammed b. İshak el-Konevi, Müstensihi : Yusuf b. Ahmed, Tarihi : 672 H. (M.1273), Yaprak sayısı : 91

Demirbaş no. : 4867/1, Adı : Fıkıh (Kitabün-Nefahat el-İlâhiyye), Müellifi : Sadreddin Konevi, Müstensihi : Tevakkul b. Ali b. Abdullah b. Seyfeddin el-Hilali, Tarihi : 844 H. (M:1440), Yaprak sayısı : 85

Demirbaş no. : 4868/1, Adı : Fazlu’s-Saadeti’t-Tevhid, Müellifi : Sadreddin Konevi Muhammed b. İshak , Yaprak sayısı : 1-23 a.

6. Fahreddin Razi Eserleri (854-932 yılları arasında yaşamıştır, Doğum ve Ölüm, Rey-Tahran, İran)

Demirbaş no. : 4713/1, Adı : Levamiu’l- Beyyinat fi Şerhi Esmaullah Ve’s-Sıfat, Müellifi : Fahreddin Ebu Abdullah Muhammed er-Razi, Müstensihi : Ömer b. Muhammed es-Sadık, Tarihi : 740 H. (M.1339), Yaprak sayısı : 1b-78b

Demirbaş no. : 4980, Adı : Şerh el-Kanun fi’t-Tıb, Müellifi : Fahreddin Muhammed b. Ömer er-Razi, Tarihi : 621 H. (M.1224), Yaprak sayısı : 86

7. İmam Gazali’nin (1058-1111)Eseri (1058-1111 yılları arasında yaşamıştır, doğum ve ölüm, Tus, İran)

Demirbaş no. : 4857, Adı : İhyau Ulumiddin, Müellifi : Ebu Hamid Muhammed b. Muhammed el -Gazali, Tarihi : 689 H. (M.1290), Yaprak sayısı : 347 (Baştan 184 yaprağı yok)

8. Buhari’nin Eserleri (810’da Buhara’da doğmuş,869’da Semerkand’da vefat etmiştir. Ünlü hadis alimi)

Demirbaş no. : 5034, Adı : el-Camiu’s-Sahih, Müellifi : Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail el-Buhari, Yaprak sayısı : 290

Demirbaş No. : 6804 (4.cilt), Adı : Sahih al-Buhari Cami’as-Sahih, Müellifi : Buhari Ebu Abdullah Muhammed b.İsmail , Müstensihi : Muhammed b. Muammer, Tarihi : 552 H. (M.1157), Yaprak Sayısı : 258

9. Tirmizi’nin Eseri (824-892 yılları arasında Tirmiz’de yaşamıştır, ünlü hadis alimi.)
.
Demirbaş No. : 6779, Adı : Nevadiru’l-Usul fi Mağrifeti Ahbari’r -Resul, Müellifi : Ebu Abdullah Muhammed b.Ali Hasan b. Basir al-Muazzin al-Hakim at-Tirmizi, Müstensihi : Muhammed b. Hasan, Tarihi : 600 H.(M.1203), Yaprak Sayısı : 271

10. Zemahşeri Eserleri (1070’de Harezm’de doğmuş, 1143’te İran’da ölmüştür.)
.
Demirbaş no. : 93, Adı : el-Mufassal, Müellifi : Car-Allah Ebu’l Kasım Mahmud b. Ömer ez-Zemahşeri, Müstensihi : Hamid b. Muhammed b. Mübarek es-Semerkandi (1739), Tarihi : 740 H. (M.1339), Yaprak sayısı : 174

Demirbaş no. : 4997, Adı : Rebiü’l-Ebrar ve Nususü’l-Ahbar, Müellifi : Car-Allah Ebu’l Kasım Mahmud b. Ömer ez-Zemahşeri, Yaprak sayısı : 209

Demirbaş no. : 4998, Adı : Rebiü’l-Ebrar veNususü’l-Ahbar, Müellifi : Car-Allah Ebu’l Kasım Mahmud b. Ömer ez-Zemahşeri
Yaprak sayısı : 202

Demirbaş No. : 5494 (3.cilt), Adı : Rebiu’l-Ebrar ve Nususü’l-Ahbar, Müellifi : Car-Allah Ebu’l Kasım Mahmud b. Ömer ez-Zemahşeri
Yaprak Sayısı : 194

Demirbaş no. : 4900, Adı : el-Mustaksa fi’l-Emsal, Müellifi : Car-Allah Ebu’l Kasım Mahmud b. Ömer ez-Zemahşeri
Tarihi : 604 H. (M.1207), Yaprak sayısı : 331

Demirbaş no. : 4935, Adı : Mufassal fi’n-Nahv, Müellifi : Car-Allah Ebu’l Kasım Mahmud b. Ömer ez-Zemahşeri, Yaprak sayısı : 169

11. İbni Sina Eserleri (980 yılında Buhara’da doğmuş, 1037 yılında Hameda-İran’da ölmüştür.)
.
Demirbaş no. : 4984, Adı : Kanunu fi’t-Tıp, Müellifi : Tabib al-A’yün b.A’yün al-Mısrî, Yaprak sayısı : 412

Demirbaş No. : 5536, Adı : Kitabı’n-Nebat min Kitabü’ş-Şifa, Müellifi : İbn Sina Ebu Ali el-Hüseyin b.Abdullah, Yaprak Sayısı : 222

Demirbaş No. : 5544/1Adı : el -İşaret Ve’t -Tenbihat Fi’l-Mantık, bu eser Amerika’dan geri alınmıştır.
.
12. Ali Şir Nevai Eseri (1441-1501 yılları arasında Afganistan Herat’da yaşamıştır.)
.
Demirbaş No. : 6623, Adı : Divan-ı Nevai Nevadirü’ş-Şebab, Müellifi : Ali Şir Nevai, Dili : Türkçe – Urduca, Yaprak Sayısı : 240 (1b-2a, 83b başlığı, 130b başlığı, 172b başlığı nefis tezhipli. )

13. Diğer 10. yy. Eserleri
Demirbaş no. : 4905/2
Adı : Ziyadet min al-Mevakıf, Müellifi : An-Miğari Muhammed Abdulcabbar b. al-Hasan, Tarihi : 359 H. (M.970), Yaprak sayısı : 46,

Soruşturma ve Suçluların Aldığı Cezalar

Kitaplık memuru Süleyman Çingitaş ve yardımcısı Muharrem Uğur, ilk etapta Konya Cumhuriyet Başsavcılığıınca çıkartıldıkları mahkemece tutuklandılar. Ancak bu kişiler tarihi eser kaçakçılığı değil; “zimmet” ve “görevi kötüye kullanmak” ile suçlandılar ve bu doğrultuda cezalandırıldılar. Yani mesela bir devlet kurumundan bir vantilatörü evinize götürseniz aynı suçla suçlanırdınız. Evet, soruşturma geçiren kişiler “tarihi eser kaçakçılığı” değil; zimmet suçlaması ile yargılandılar.

Süleyman Cingitaş 3 yıldır kütüphanede çalışmakta idi ve Muharrem Uğur’un verdiği savunmasına göre “okuma yazması yoktu”. (-16-) Cingitaş ise ifadesinde, “1.5 yıl önce, kendisinden görevi devraldığım, halen Selçuk Üniversitesi’ne ait Merkezi Kütüphane’de çalışan İsmail Oğuz’un, ben zimmeti devralmadan önce beraberinde bir kişiyle mesai bitiminden sonra ellerinde valiz ve çantayla kütüphaneden çıktıklarını gördüm” demişti. Süleyman Cingitaş tutuklu yargılanmaya devam ederken, Necmettin Eken, İdris Akman, Nuri Solak, İsmail Oğuz ve Muharrem Uğur tutuksuz yargılandı. Mahkeme Prof.Dr.Mikali Bayram’ın bilirkişi olarak görüşlerine başvurdu. Soruşturmanın savcısı Fatma Arıkan’dı. (-17-)

Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen ve iddia makamı tarafından suçlulara 12 yıl ceza istenen dava ancak iki yılda sonuçlandırılabildi. Muharrem Uğur beraat ederken, Süleyman Cingitaş, Necmettin Eken, İdris Akman, İsmail Oğuz ve Osman Nuri Solak’a, kütüphanede bulunan kitapların kaybolmasından dolayı 1 trilyon lira (1 milyon tl) para cezası verildi. Ayrıca, “görevini kötüye kullanmaktan” dolayı Süleyman Cingitaş’a 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ve 833 milyon lira (833 bin tl) ağır para cezası, diğer sanıklara ise 1 milyon 266 bin (1266 tl) lira ağır para cezası verildi. Görevini kötüye kullanmaktan dolayı sanıklara verilen cezalar ertelenirken, 1 trilyon (1 milyon) liralık cezanın tahsili için gerekli işlemlerin yapılması kararlaştırıldı.

Diğer bir ifade ile bu davada “tarihi eser kaçakçılığı” suçu kapsamında herhangi bir işlem yapılmadığı gibi, tutuklu yargılananlar dışında hiç kimse bilfiil hapis de yatmadı. Ya soruşturma geçirenler suçsuz idi, ya da devlet bir şekilde suçluları bulamadı. Devlet çalınan eserlere 7,5 milyon tl paha biçilmesine rağmen muhtemelen şahısların hesaplarında tespit edebildiği bi kaç milyonun peşine düşmüş gözüküyor. (-18-)

Çalınan Eserlerden Bulunan ve Geri Alınanlar

1- Muhiddin İbni Arabi’nin yazmış olduğu Kitabül Ba, Kitabu’l Hutbe ve Hilyetu’l Ebdal 

2002 yazında, İngiltere’de faaliyet gösteren Muhiddin Arabî Derneği, Konya’dan çalınan Muhiddin Arabî’nin 9 risaleden oluşan el yazması “Kitabül Bâ“ isimli eserinin 3 risalesini Londra’da bir müzayede salonunun katalogları arasında bularak, kitapların Türkiye’ye iade edilmesinde öncülük etmiştir. Derneğin sorumlu yazarı Stephen Hirtenstein Kültür Bakanlığı yetkilileri ile irtibat kurmuştu. (-19-) Bu el yazmasının da, çalıntı eser satmakla meşhur olan İngiltere’de merkezli Christie’s müzayedesinde tespit edildiğini belirtmekte fayda var. (-20-) Bu, büyük soygundan sonra bulunan ilk eserdi.

Toplamı 9 risale oluşan 4868 demirbaş numarasına kayıtlı eserin 4868/2 Kitabu’l Ba,  4868/3 Kitabu’l Hutbe ve 4868/4 Hilyetu’l Ebdal  ( Toplam 3 risale ) 11.07.2003 tarihinde Türkiye’ye iade edilmiştir. (-21-)
DSCN1634
İngiltere’de faaliyet gösteren Muhiddin İbni Arabi Derneği üyeleri Konya’da Yusuf Ağa Kütüphanesinin Önünde

2- Müeyyed Bin Bermek’in Kitabül Hey’e isimli eseri

2003 yılı Mayıs ayında İngiliz araştırmacıların Schotland Yard ile irtibat kurmaları sonucunda Türkiye’ye iade edilebilmiş bir el yazması. Müzayedede satışa çıkarılmak istenen eser, İngiliz Polisince Türkiye Büyükelçiliğine teslim edildi. Kitap üzerindeki kütüphane mührünün silindiği görüldü. (-22-)

Screenshot_2016-01-10-05-02-08
İade edilen eserden görüntüler
Screenshot_2016-01-10-05-02-04
Geri alınan eserden görüntüler
3- İstanbul Atatürk Havalimanında ele geçirilen eser.

10 Nisan 2004 tarihinde bu el yazması eser, Londra’dan İstanbul’a gönderilmiş. Evet, yanlış anlaşılma yok. Bir şekilde Londra’dan İstanbul’a gönderilmiş ve İstanbul Atatürk Havalimanında el geçirilmiş. (-23-) Bu kitabın Fakirul Mustafa’ tarafından 16. yüzyılda kaleme alındığı, 2002 yılında Yusuf Ağa Kütüphanesinden çalındığı ve havalimanında yakalanmasını müteakip kütüphaneye ait olduğunun tespit edildiği belirtiliyor. Detaylı bilgi yok. Bu el yazması 2000 yılında ortaya çıkan büyük soygunda götürülen eserlerden birisi olmasa da, konuyu detaylı araştıran kişilerin işini kolaylaştırmak ve kafa karışıklığını gidermek için bu listeye eklenmiştir. Bu kitap 2000 yılında ortaya çıkan soygunda çalınmış olmasa da, Yusuf Ağa Kütüphanesinden çalınıp sonrasında geri bulunan eserlerden birisi.

4-Christie’s Müzayede Evindeki şüpheli Kur’an
24.10.2007 tarihinde Christie’s Müzayede evinde satışa çıkarılan 1203 yılından kalma ve tamamen altın yazma Kur’an-ı Kerim (-7-) Her ne kadar bu Kur’an-ı Kerim’in Yusuf Ağa Kütüphanesinden çalınan eserlerden olabileceği iddia edilmiş olsa da, satışa çıkarılan eserlerin detay bilgileri incelendiğinde bu iddiayı destekleyecek bir emare görülememektedir. (-24-)
Quran_1203-v2__454x325
Söz Konusu Kur’an’dan bir görüntü
5- 22.06.2015 tarihinde Amerika’dan geri alınan 5544 ve 5545 demirbaş numaralı eserler.
5544 numaralı eser;İbni Sina’nın yazdığı El-İşaret Ve’t-Tenbihat Fi’l-Mantık, 5545 numaralı eser ise Miftahu’l-Ulum isimli el yazmalarıdır.
2-el-yazmasc4b1-eser
Araştırmacı Hüseyin Şen iadesine vesile olduğu eserlerden bir tanesi ile birlikte.

 Bu iki eser, Amerika’da bulunan Pennsylvania Üniversitesinden geri alındı. El yazmalarının bulunmasını ise, o dönemde Hollanda’nın Utrecht  Üniversitesinde doktora yapmakta olan Hüseyin Şen sağladı. Şen, internet üzerinden yaptığı araştırmaları esnasında Lawrence J. Schoenberg koleksiyonunda Selçuklu dönemine ait 2 el yazması eser olduğunu fark etti ve Kültür Bakanlığı nezdinde başlattığı girişimler neticesinde değerli el yazmalarının Türkiye’ye iade edilmesinde öncü oldu. Kitap üzerindeki kütüphane mührünün silindiği anlaşıldı. (-25-)

Bu eserlerin el değiştirme hikayesini incelediğimizde, Pennsylvania Üniversitesine Lawrence Schoenberg tarafından bağışlandığını görüyoruz. (-26-)

135859,abdiade02

135858,abdiade01
İade edilen eserlerden görüntü

Sonuç

Çalınan el yazmalarına baktığımız zaman, bir çoğunun ortak noktası bizi sayısız soru işaretine götürüyor. Çalınan bu eserlerin ciddi bir kısmı Bilim Tarihi ve/veya İslamın Altın Çağı konularında. Prof. Dr. Mikail Bayram zaten kendisine kütüphane görevlilerinin zaman zaman bazı eserler konusunda bilgi danıştıklarını, hakkında bilgi talep edilen eserlerin çalınmış olduğunu ifade ediyor. Peki acaba bu kitaplar tek tek sipariş üzerine mi çalındı? Hırsızlık olayı ne kadar bir süreye yayıldı? 3 ay- 5 ay, 2-3 sene? Hırsızların kütüphane mühürlerini silmelerinden, çaldıkları el yazmalarının yerlerine bir takım malzemeler koymalarından, konusuna göre bir hırsızlık gerçekleştirmiş olduklarından profosyonel ya da çok dikkatli olduklarını söyleyebiliriz. Bazı kitapların ikiye bölünmüş olduğunun tespit edilmesi şimdiden korku veriyor. Hele bir de bu kitapların minyatür-tezhip içeren sayfalarını tek tek satmaları en büyük facia olur.

Bu el yazmaları bugün büyük ihtimalle bir takım özel koleksiyonlara dağılmış durumda. Kitapların bulundukları yerler genellikle İngiltere’yi işaret etse de, yine Batı’da çeşitli ülkelere yayılmış olmaları büyük ihtimal. El yazması eserin bir kütüphaneden çalıntı olup olmadığını önemsemeyen zengin koleksiyoncu, hırsızlara hatırı sayılır paralar ödeyerek bugün bu el yazmalarından birini ya da bir kaçını koleksiyonuna dahil etmiş durumda. Lawrance Schoenberg örneğinde olduğu gibi bu kişiler koleksiyonlarını bir müzenin ya da kütüphanenin bir parçası olmak üzere bağışladıkları ya da satışa çıkardıkları zaman, hayırsever ve dikkatli araştırmacılar elbet bir şekilde bir kaçını da olsa bulacaklardır bu eserlerin.

Ne var ki devlet içerisinde özellikle bu hırsızlık olayının peşine düşen,  bulunan kitaplar üzerinden resmi yollardan ipuçlarının arkasından ısrarla iz süren birilerinin olduğundan şüphe duyulması gerekiyor. Çünkü üzerinden 15 yıl geçtikten sonra bulunan bütün eserlerin bir takım tesadüflerin ürünü olduğunu görüyoruz.

Oldukça zor bir konu. Acaba bu el yazmaları, Sadreddin Konevi’nin vasiyetini kendileri yerine getirip kendilerinden daha fazla istifade edilecek memleketlere doğru mu seyahate çıkıyorlar? Hayır, böyle düşünmek yanlış. Hele ki bu seyahat bir takım hırsız-soysuzların eli ile gerçekleşiyorsa…

Yurt dışındaki eserlerimizin arkasını aramak ve onlara sahip çıkmak, Türkiye’deki eserlerin daha iyi korunmasına ve sergilenmesine her zaman için olumlu yönde katkı yapacaktır. Çabamız bu yönde. Her zaman dediğimiz gibi, Papaza kızıp oruç bozulmaz!

Tuncay Günaydın
tuncay4206@yahoo.com

10.01.2016

_______________________________________________
Dipnotlar
(-1-)- Bu bilgiler Yusuf Ağa yazma eserler kütüphanesinin resmi sitesinden alınmıştır. Tıklayınız.

(-2-)- Müjgan Cumhur bu sayının 950 civarında olduğunu söyler. Müjgan Cumhur’un eserine ulaşmak için tıklayınız.

(-3-)- 2000 yılının Konya Kültür Müdürü Osman Siviloğlu, Yusuf Ağa Kütüphanesinin 1795 yılından itibaren faaliyette olduğunu ifade etmişti. Haber için tıklayınız.

(-4-)- Yrd.Doç.Dr. Doğan Yörük’ün tezine ulaşmak için tıklayınız.
(-5-)- Mujgan Cumhur’un bütün anlatımı için:

Vakfiyede geçen ve bir kütüphanecide bulunması istenen vasıflar gerçekten ilgi çekicidir. Görevlilerin herşeyden önce ve önemli olarak Konya’da  oturmaları, güven verici, doğru, bilgili, istidadlı, tavırları övülmeye değer,  hoş yaradılışlı, dindar, güzel tutumları ile tanınmış, iyi ahlâklı, beğenilir  vasıflı, seçkin, geçmiş durumları denenmiş kimseler olmaları istenmektedir. Görevlilerin sayısı dörttür. Derece ve maaşları şöyle kaydedilmiştir: Birinci  hafız-ı kütübe günde yüz, ikinci hafız-ı kütübe günde doksan akçe, birinci  ve ikinci yamaklara ellişer akçe. Yamakların görevleri, kitapların gerek  yerlerinden çıkarılmasında gerekse konulmasında kütüphaneciye dikkatle yardımcı olmaktır. Kütüphanecilere ve yardımcılarına Konya’da kendilerini  fazlasiyle geçindirecek kadar maaş verildiği için, görevliler başka vazife ile  meşgul olmayacaklar, iş saatlerinde görevlerinin başında bulunacaklar, vekâlet  ve nöbetleşme gibi hususlarda ısrar etmeyeceklerdir. Vakfiyede kadı, naib,  müderris, kâtib, imamlarla sanatkârların ve tüccarların kütüphane hizmeterine alınmayacağı kesinlikle bildirilmiştir.

Kütüphane, cuma günleri müstesna, haftanın altı gününde sabah gün  doğuşundan bir saat sonra açılacak, arada öğle ve ikindi namazları kılınacak  kadar bir süre tatil edildikten sonra, akşamları gün batışına bir saat kalıncaya kadar okuyuculara açık bulundurulacaktır. Kütüphane açılırken vakıf  hayatta bulunduğu müddetçe ömrü için, öldükten sonra da ruhu için dua  edilecektir.

Gerek üstad, gerekse talebe bütün okuyucuların istedikleri kitaplar  tereddüt edilmeden, bekletilmeden bekletilmeden verilecek, okuyucuya iyi muamele yapılacak, okumalarına ve kitap çoğaltmalarına engel olunmayacak, ancak kitaplardan kütüphane içinde yararlanılacak, dışarıya kat’iyen kitap çıkarılmayacak, okuma sırasında kitap kaybolmaması ve yaprak yırtılmaması için göz  ucu ile okuyucular kontrol edilecektir.

Kütüphaneye ayrıca, çeşitli fenlerde ders vermeğe ve öğretmeğe yetkili  fazilet ve doğruluğu ile tanınmış bir şahıs, günde 60 akçe ile, kütüphane  hocası olarak tayin edilmiştir. Bu zat günde üç kere, sabahleyin, öğle ve ikindiden sonra, tefsir, hâdis ve fıkıh başta olmak üzere diğer ilim ve fenlerde Selimiye Camiinde ders verecek, dersin sonunda hazır bulunanlarla birlikte  vâkıf için dua edecektir 27. Biri, Selimiye Camiinin kayyumu olmak üzere,  gerek camii, gerekse kütüphaneyi temizleyecek iki kayyuma günde onar  akçe verilecektir.

Görevliler maaşlarını biri yılın receb, diğeri muharrem ayları başında  olmak üzere altı ayda bir kere topluca alacaklardır. Maaşları, hakimin, müftünün ve şehir bilginlerinden bazılarının huzurunda mütevelli kaymakamı  verecektir. Mütevelli kaymakamının gündeliği 20 akçedir. Yine ayni şahıslar ve kütüphanedeki görevliler huzurunda kütüphanenin, yılda bir kere  muharrem ayı başında, sayımı yapılmaktadır. Sayım hey’eti kütüphane mevcudunu, kitapların bibliyografik künyelerini havi ve vakıf mührü ile  mühürlenmiş büyük defterle tek tek karşılaştırıp dikkatle sayacaklar,  ciltletilmesi ve onartılması gerekli görülen kitapları ciltletip onarttıktan  sonra, masrafını mütevelliye bildireceklerdir. Bu hizmetlerine karşılık hakime 20 kuruş gündelik ve heyete de ziyafet verilecektir. Vâkıf bu ziyafet ve kahve  bahası olarak 30 kuruş tahsis etmiştir. Vakfiye boşalan kadrolara nasıl tayinler yapılacağını, görevlilerin nasıl terfi ettirileceklerini ve yeterli görülmeyen  görevlinin vazifesine nasıl son verileceğini bildiren uzunca bir kısımla son  bulur. Vakfiyelerde bulunması mutad olan vâkıfla tescil mütevellisi arasında  geçen, tanınmış islâm müctelıidlerinin vakfın sıhhati konusundaki fikirlerinin  tartışmasının yapıldığı mahkeme kısmı da Yusuf Ağa vakfiyesinde yer almamıştır. Gerek baştaki, gerek sonda görülen bu noksanlardan vakfiyenin, Yusuf Ağa’nın diğer hayratını da kapsayan büyük vakfiyesinin kütüphane  hizmetleri ile ilgili bir kısmından ibaret olduğu düşünülebilir.

Vakfiyeyi takip eden kitap listesine gelince, bu kısımda kitaplar konularına göre ayrılmış, her kitabın künyesinde kitap adı, yazar adı, yazı şokli,  satır adedi, cedveli, cild ebadı, cild sayısı hakkında bilgi verilmiştir. Bazı  kitaplarda kâğıt cinsi, nüshanın güzelliği, otograf olduğu da belirtilmiştir.

Kitaplar numaralanmış olup kitapların ilimlere göre dağılışı şöyledir: 
Kütüb-i semaviye: 1 
Kütüb-i tefasir: 2 – 38 
Havaşi üt-tefasir: 39 – 92 
Kütüb-i kıraat: 93 – 109 
Kütüb-i ahadis: 110 – 184 (bir kitap da sonradan eklenmiştir) 
Kütüb-i usul-i hadis: 185 – 203 
Kütüb-i siyer: 204 – 213 
Kütüb-i fıkıh: 214 – 333 
Kütüb-i feraiz: 334 – 339 
Kütüb-i usul-i fıkıh: 340 – 387 
Kütüb-i kelâm: 388 – 490 
Kütüb-i tarih ve tabakat: 491 – 517 
Kütüb-i lügat: 518 – 548 
İlm ül-me’ani: 549 – 606 
Ilm ün-nahv: 607 – 664
İlm üs-sarf: 665 – 691 
îlm ül-adab: 692 – 709 
İlm ül-hikmet, mantık, hey’et, hendese ve hisab: 710 – 777 
Kiitiib-i mev’ize, tezakir, ed’iye, tasavvuf ve ahlâk: 778 – 820 
Edebiyat: 821 – 859 
Muhadarat: 860 – 862 
Kütüb-i devavin: 863 – 879 
Kütüb-i tıbb: 880 – 883 
Ta’bir-i rüya: 884 
Mecami’ül-mütuıı il-mütedavile ve risalet ül-mutebere ve fevaid 
ül-müteferrika: 885 – 904. 
Sair zevat tarafından vakf edilen kitaplar 905 – 996

En sonda kitapların 17 Rebi’ül-evvel 1316 da tesellüm edildiğine dair  bir kayıt, hafız-ı kütüp ve yamakların isim ve mühürleri ile sayımda görevli  dört kişinin keza isim ve mühürleri bulunmaktadır. Bu sayımdaki kitap mevcudu (1205) cilttir.

Müjgan Cumhur’un eserine ulaşmak için tıklayınız.

(-6-)- Zamanın kütüphane müdürü bu sayımın periyodik sayım olduğunu ifade etmiştir. (Bu durumda bir önceki “periyodik sayımın” ne zaman yapıldığını araştırmak gerekecek.) Haber için tıklayınız.

(-7-)- Murat Güzel’in haberi için tıklayınız.

(-8-)-Nurcan Sertyüz’ün tezine ulaşmak için tıklayınız.

(-9-)- Bu bölümde Kültür Bakanlığının sitesinde yer alan bilgilerden faydalanılmıştır. Listede yer almayan eserlerin detaylı bilgilerine Ulaşmak için tıklayınız.

(-10-)- O dönem çıkan haberlerde ve açıklamalarda her ne kadar 103 el yazması eserin çalındığı ifade edilse de, Kültür Bakanlığının sitesinde 128 kitabın bilgisi verilmiştir. Kültür Bakanlığının sitesine gitmek için tıklayınız. Bu farklılık, 2000 yılında açıklanan rakamda, 5-6 ciltlik kitapların da bir kitap olarak sayılmasından kaynaklanmaktadır. Muhtemelen kamuoyuna facianın boyutunun hafifletme çabası idi.
(-11-)- Müjgan Cumhur’un eserine ulaşmak için tıklayınız.
(-12-)- Mikali Bayram’ın makalesi için tıklayınız.
(-13-)- Eserlerin sıralaması önemliden önemsize gibi vs. düşünülmemelidir. Yazarın böyle bir değerlendirme için yeterli bilgi birikimi olmadığı gibi, bu kütüphane soygununda çalınan her bir kitabın birbirinden değerli olduğu kuvvetle muhtemeldir. Çünkü zaten hırsızlar özellikle en değerli eserleri çalmaya özen göstermişler. Ayrıca eserler tanıtılırken başındaki ilk numaralar, Kültür Bakanlığı sitesinde listeleme numaralarıdır. Böylelikle o siteye bakan okuyucu ve araştırmacılar eserin resmi kaynağından çalıntı kaydını kolayca bulabilir.
Ayrıca, bu listede yer almayan diğer yazarların kitaplarının isimleri şu şekilde;  Kitabu Esmai’r-Ricali’l-Hadis, Tefsiru Ebu’l-Leys, El-Cemi Beyne Garibeyi’l-Kur’an ve’l- Hadis, El-Cemi Beyne Garibeyi’l-Kur’an ve’l- Hadis, Şerhu Camiu’s-Sagir, Tevzihü’l-Havi, Muhtasaru’l-Münteha, Haşiye Ala Usuli’l-Fıkh, Kitabu’ş-Şehab fi’l-Emsal ve’l-Adab
Resailü Sahibiye, Kifayetü’l-Katib ve Nihayetü’r-Ragıb, Tezkiratü İbn Baytar fi’t-Tıb, Kanunu fi’t-Tıp, Kitap al-Akaid fi’l-Hakayık fi İşaret
el-Fasih, Et-Tezkiretü’l-Hereviye, Kitab-ı İsfehani, el-Makamat
Kenzü’l-Meani fi Şerhi Hırzi’l-Emani, es-Seyf’l-Meslu’l-ala min Sebbi’r-Resul, eş-Şifa-i Şerif, Tavzih ma Hafi mine’l-Fazi’ş-Şifa, Ma’arif Fi’t-Tarih
Kitab Şerhu’l- Esma, Mesabihu Şerif, A’lamu’n-Nübüvvet, Kitabu’l – İfham li ma fi’l-Buhari Mine’l – İbham, Garibeyn (Garibü’l Kur’an Ve’l-Hadis), Tabsıratül-Edille, Kur’an-ı Kerim, Şifaü’l-Alil fi’l-Kaza ve’l- Kader ve’l- Hikme ve’t-Talil, Silsilename, Şerhu Divanı Ebi’t-Tayyib el-Mütenebbi, Miftahu’l-Ulum, Kur’an-ı Kerim, Kitab at-Tuhfat aş- Şarifat fi’l-Fıkh, Şarh al-Lübab, Kitabı Tefsir-i Garibu’l- Kur’an, Kitabu’l-İzah fi Şerhi’l- Makamat, Makamatü’l- Hariri, Hidayetu’r-Rivaye ila Tahrici’l Mesabih el-mişkat, Tesdid fi Şerhi’l-Temhid, Kitabu’t-tahkik Şerhu’l-Ahyeski, Kevakibu’d-Dirari fi Şerhi’l-Buhari, Zübdetü’l-Efkar fi Şerhi’l-Menar, Kitabu Ahkami’l-Ahkam fi şerhi Ehadisi’l-Enam, Araisu’l-Mecalis
Kanzu’l-Me’ani fi şerhi ırzu’l-Amani ve Vechu’t-Tahami, el-Leali’l-Feride fi Şerhi’l-Kaside, el-Makamatü’l-Edebiye, Kitab Acaib al-Mahlukat ve Garaib al-Mavcudat, Kitabu’l-Mantık, Şerhu’l-Maalim fi Usuli’l-Fıkh
Meşariu’l-Eşvak İla Meşariu’l-Uşşak, Tarhiu Mekketi’l-Mükerreme
Şerhu Divan-ı Mütenabbi, Şerhu Camiu’s-Sagir, Kitab al-Maksud ve’l-Memdud, Kitabu’l-Müzekker Ve’l-Müennes, Şerh Dibace-i Meşarik el-Envar, Silsilename-i Muhaddisin, İhtilafu’l-Ulema, Kitab-ü Şerhu Ma’htelefe fi, Divan-ı Ebu’l-Hasan et-Tehami, Ziyadet min al-Mevakıf
Haşiyet Ala Şerh-i Şafiyet, Es-Safiye (İlmüsarf), Usulu’n-Nahv ve’s-Sarf
Usul es-Sarf , Şerh Mulahhas fi’l-Hey’e, el-Ahkamü’l-Kübra fi’l-Hadis
el-Ahkamü’l-Kübra fi’l-Hadis, el-Keşf fi Esmai’r-Rical, Esmaü’s-Sahabe
Nihayetü’l-Müctehid Kifayetü’l- Muktasıd, Nihayetü’l- Müctehid Kifayetü’l- Muktasıd, Şerhu Divan-ı Ebi’t-Tayyib el -Mütenebbi, Şerhu Divan-ı Ebi’t -Tayyib el -Mütenebbi, Metn-i Hikmet al-İşrak, Kur’an-ı Kerim, Risale-i İlm-i Kıraat, Hülasatu’l-Abhas fi şarh Nahci’l-Kıraat as-Selas, Fıkıh,Zad ar-Raşad Fi’l-Hıfaf Bayn Ahl al-Adad, Kitab ad-Dürrat fi Takmilat al-Kırâ’at al-Aşarat, Nasih Va’l-Mansuh, Fetava-i Yahya, Şerhu Lamiyeti’l-Acem, Şerhu Lamiyeti’l-Acem, Al-Bahr al-Muhit
(-14-)- Bu esere ait özellikle tezhiple ilgili bilgiler, Nurcan Sertyüz tarafından hazırlanan, “Konya Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesinde Bulunan Bazı Yazma Eserlerin Tezhiplerinin İncelenmesi” isimi yüksek lisans tezinde yer almaktadır. Teze ulaşmak için tıklayınız.
(-15-)- Ayrıca özellikle bu eser hakkında H. Örcün Barışta’nın ” Konya Yusuf Ağa Kütüphanesinde bulunan 6626 Demirbaş numaralı Kur’an üzerine” isimli bir makalesi mevcuttur.
(-16-)- İlgili Haber için tıklayınız.
(-17-)- 14 Eylül 2001 tarihli Hürriyet gazetesi haberi için tıklayınız.

(-18-)- Musa Kirazlıgil’in haberi için tıklayınız. 

(-19-)- İngiltere’de Muhiddin İbni Arabi kişiliği ve eserleri üzerine araştırmalar yapan bir dernek var. İnternet üzerinde de oldukça aktif olarak faaliyet gösteren bu derneğin aynı zamanda İslami el yazmalarının arşivlenmesi projeleri de mevcut. Görünüşe göre Müslümanlar İslam mirasına dahi sahip çıkmaktan ve arkasını aramaktan acizken, yine Batılılar İslami değerlere Müslümanlardan daha fazla ilgi gösteriyorlar. Derneğin web sitesi için tıklayınız. Ayrıca derneğin Yusuf Ağa Kütüphanesine Aralık 2015’te gerçekleştirmiş oldukları ziyaret hakkında tıklayınız.  Ayrıca derneğin bu soygunda çalınan önemli eserleri arama çalışmaları kapsamında oluşturdukları mail zincirinin mail metnine ulaşmak için tıklayınız.

(-20-)- Habere ulaşmak için tıklayınız.

(-21-)- Bekir Şahin’in “Konya Kütüphaneleri” isimli araştırma yazısı için tıklayınız.
(-22-)- Bu iade hakkındaki habere ulaşmak için tıklayınız.
(-23-)- Habere ulaşmak için tıklayınız.

(-24-)- Haberlere ulaşmak için linklere tıklayınız. BBCIslamcity

(-25-)- Bu iade hakkındaki habere ulaşmak için tıklayınız.
(-26-)- Kaynak için tıklayınız.
Türkiye Kayıp Kültür Hazinelerini Arıyor, 10.01.2016

Pin It on Pinterest

Menü
Yitik Miras
Menü