Piri Reis’in Kitabı Amerika’ya mı Kaçırılmış?

Piri Reis tarihimizde son derece ilginç bir yere sahip. Hemen herkes hakkında az-çok bir şeyler biliyor, yarım yamalak bilgilerin ciddi bir kısmı ise yanlış diyebileceğimiz türden. Esasında olayların ve kişilerin tarihsel arka plan hakkında detaylı bilgi sahibi olmadığımızdan ve biraz da tarihe/kültürümüze/kendimize objektif bakamadığımızdan kafamız karışıyor. (İnternet elimizin altında olmasına rağmen araştırma yapmak yerine kocakarı hikayelerine prim verdiğimiz için bugün Piri Reis maalesef cinlerle-perilerle ve hatta uzaylılarla irtibatlandırılıyor.)
Kitab-ı Bahriye'den bir sayfa (sonradan eklenen bir harita)
Kitab-ı Bahriye’den bir sayfa (sonradan eklenen bir harita)
Ancak bu yazıda parmak basılacak noktalar esasında bunlar değil. Yazının konusu Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye isimli eseri. Daha detaylı bir ifade ile Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye isimli eserinin bir nüshasının nasıl olup da Amerika’ya kaçırıldığı (şüphe) ile alakalı. Bu çerçevede Piri Reis konusunda da bir takım bilgiler vermek illa ki gerekecektir.

1465 yılında Gelibolu’da doğan (Hacı) Ahmed Muhiddin Piri, yani Piri Reis’in doğum tarihi konusunda 1465-1470 yılları arasında değişen rivayetler ve doğum yeri konusunda Trakya ve Karaman iddiaları da mevcut. 1513 yılında meşhur dünya haritasını çiziyor. 2015’lere geldiğimizde kendisini bu kadar meşhur eden şey de, 1929 yılında Topkapı Sarayı müze haline dönüştürülürken kıyıdan köşeden çıkan ve yalnızca 1/3’ü (ya da yarısı) bilinen işte bu meşhur harita. Belki de bu haritanın yarım olması onu bu kadar popüler ve merak uyandıran bir nesne haline getirmiştir. Evet bu harita Topkapı Sarayında kıyıdan köşede bir yerde bulundu diyorum çünkü kimi araştırmacılara göre harita bulunuğunda arasından peynir ekmek kırıntıları çıkmıştı. Diğer bir ifade ile, harita birileri tarafından peynir ekmek yenirken sofra bezi misali kullanılmıştı. (-1-)

Piri Reis,  kendisi gibi bir denizci olan amcasının -korsanlık yaptıkları da biliniyor- yanında yetişmişti. Sonralardan Osmanlı donanmasına katıldılar. (Günümüz bilgisayar korsanlarına bazı devletler tarafından iş verilmesine benziyor.) 1547 yılında mesleğinin zirvesine çıkan ve amiral olan Piri Reis bir çok başarılı sefer yürüttü, neticede 85-90 yaşlarında idam edildi. (İdam nedeni konusunda da çeşitli iddialar mevcut)

Piri_Reis_map_of_Europe_and_the_Mediterranean_Sea

Kitab-ı Bahriye’den bir sayfa

Piri Reis’i diğer bütün denizcilerden ayıran ve ölümsüz yapan nokta ise, yaptığı haritalar ve bunları derlediği “Kitab-ı Bahriye” isimli eseri oldu. Eser denizcilerin aklında daha iyi kalması için yer yer nesir olarak hazırlanmıştı. Piri Reis kitabı ilk kez 1521 yılında hazırladı ve 1524-1525 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman’a sunmak üzere yeniden gözden geçirdi. Bu kitabın son hali 434 sayfa ve 290 haritadan oluşuyordu. 1513 yılında çizilen dünya haritasının ve Kitab-ı Bahriye‘nin kaynakları hakkında çeşitli rivayetler var. Piri Reis’in hiç gitmediği yerleri nasıl olup da çizdiğine dair… Bu konuda doğaüstü bir çok yorumu bir kenarı bırakıp, o zamanlarda ulaşabildiği bütün kendinden eski kaynakları kullandığını, Amerika kıtasının dahi (günümüz doğruluk payında olmasa da) daha önceden zaten çizilmiş olduğunu kabul etmeliyiz. Nitekim Piri Reis ele geçirdiği gemilerden bu haritaları toplamıştır.  Yine de bu hususlar bambaşka araştırmaların konusu.
Kitab-ı Bahriye'den bir sayfa
Kitab-ı Bahriye’den bir sayfa
Kitab-ı Bahriye’de 290 haritanın yanında bu kitapta denizcilik bilgileri, koylar, sahiller, coğrafi diğer bir çok bilgi yer alıyor. Şu anda kitabın kaç tane nüshasının günümüze ulaşabildiği hususunda sayının 48’e kadar çıkarıldığı iddialar var. (2) (-3-)

İncelememiz konusu eser ise Amerika’da The Walters Art Museum’da “Book on Navigation” ismiyle adlandırılıyor ve “W.658” envanter numarasına sahip. Kitab-ı Bahriye‘nin bu nüshası 1525 tarihli nüshaların (yani günümüz Türkçesi ile gözden geçirilmiş ikinci basımdan diyebiliriz) birinden 17.yüzyılda çoğaltılan kopyalardan bir tanesi. 1931 yılında müze koleksiyonuna bağış yoluyla dahil olmuş.

Kitab-ı Bahriye'den bir sayfa
Kitab-ı Bahriye’den bir sayfa
Müzede “el yazmaları ve nadir eserler” arasında yer alan eser hakkında müzenin internet sayfasından edindiğimiz bilgilerden, eserin şu silsile halinde müze koleksiyonuna dahil olduğunu görüyoruz: Ahmet Efendi; Ali Efendi; Seyyid Ali Kapudan; Sultan Mahmud Han; Mustafa Tahir; Henry Walters; Baltimore – Walters Art Museum. Ayrıca, kitabın üzerinde “vakıf” mührü bulunduğundan, vasiyet beyanı ve müfettiş Mustafa Tahir’in mührünün bulunduğundan ancak bu mühürlerin silinmiş olduğundan da bahsediliyor.
The Walters Art Museum'da bulunan W.658 numaralı eserin cildi
The Walters Art Museum’da bulunan W.658 numaralı eserin cildi
Küçük bir araştırma ile, Sultan Mahmut Han, Mustafa Tahir ve Henry Walters’in kimler olduğunu bulabiliyoruz. Sultan Mahmud Han’dan kastedilen Sultan ı. Mahmud olabilir ve kendisi 1696-1754 yılları arasında yaşamış olup, 1730-1754 yılları arasında saltanat sürmüştür. Sultan Mahmud, Sultan II. Mahmud da olabilir ve kendisi 1785-1839 yılları arasında yaşamış olup, 1808-1839 yılları arasında saltanat sürmüştür. Nitekim Prof. Dr. İsmail E. Erünsal’dan II. Mahmud Devri’nde kütüphanelerde yoğun bir sayım ve kataloglama faaliyeti gerçekleştirildiğini öğreniyoruz. (-4-)

Mustafa Tahir ise muhtemelen bir vakıf müdürü ya da kütüphanelerde kitap kabul eden, eşyayı vakıf malı haline getiren ve bu şekilde tescilleyen bir kişiydi. Mustafa Tahir kimdi? İsmail Hakkı Aksoyak’ın “Seyyit Turak’ın Hacı Bektaş’ın Doğumu ve Hakkındaki Eseri” isimli makalesinde, II. Mahmut döneminde Haremeyni Şerif Müfettişi olarak görev yapan bir Mustafa Tahir’den bahsedilmektedir. (-5-) Nilüfer Alkan Günay’a göre; “Haremeyn Müfettişliği, bütün selâtîn ve haremeyn evkāfının hukukî işlerini ve kontrollerini yürütmekle görevliydi.” (-6-) Yani Mustafa Tahir bir vakıflar kontrol-denetleme memuru yani müfettişi idi.

Kitab-ı Bahriye'den tipik bir sayfa
Kitab-ı Bahriye’den tipik bir sayfa
Henry Walters (1848-1931) ise bir sanat eseri koleksiyoncusu ve The Walters Art Museum’un kurucusudur. Çeşitli demiryolu şirketlerinin de aynı zamanda sahibi olan Henry Walters’in babası William Thompson Walters (1820-1894) da bir sanat eseri koleksiyoncusudur. Nitekim baba Walters koleksiyonunu oğluna bırakmıştır. Söz konusu demiryolu şirkertlerinin dönemin Osmanlı coğrafyasında faaliyet göstermediklerini belirtmekte fayda var.

Şimdi yapbozun parçalarını bir araya getirelim ve Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinin nüshasının nasıl olup da Amerika’da kendisini gösterdiğine bir bakalım. (-7-) Sultan Mahmud Han ve kitap-kütüphane deyince akla doğrudan Ayasofya Kütüphanesi geliyor. Bu kütüphane bugün Ayasofya Müzesi Sultan I. Mahmud Kütüphanesi olarak adlandırılıyor. Bu mekan esasında bugünkü Ayasoyfa müzesinin içerisinde 1739 yılında yapılan bir bölmeden ibaretti. 1739 tarihinde Sultan I. Mahmud, Galata Saray-ı Hümayun’undaki kitapları buraya getirmiş, ayrıca Topkapı Hazine-i Hümayun’undaki değerli kitapları da kendi mührü ile mühürletip buraya vakfetmiş. Bizim tahminimize göre işte tam bu noktada, Sultan I. Mahmud’un vakfettiği kitaplar arasında bugün Amerikada bulunan Kitab-ı Bahriye nüshası da vardı ve II. Mahmud döneminde vakfiye memuru Mustafa Tahir Efendi bu eseri kütüphane kayıtlarına geçirmişti. (Ayasofya Kütüphanesindeki eserler daha sonra 1968 yılında Süleymaniye Kütüphanesine nakledilmiştir.)

Ayasofya Kütüphanesi (Artık Kütüphane olarak kullanılmamaktadır.)
Ayasofya Kütüphanesi (Artık Kütüphane olarak kullanılmamaktadır.)
Kitap, Ayasofya Kütüphanesinin kayıtlarına artık girmişti ve artık Kanuni Sultan Süleyman’dan beri süregelen Vakıf Bedduasına göre (ki devlet kanunları da buna göre şekillenmişti) bu kitabı artık kimse “değiştiremez, bozamaz, nakledemezdi”. (-8-) Ne var ki kitap çalındı ve hırsızlar kitap üzerinde bulunan resmi mühre de bir şekilde zarar verdiler, silmeye çalıştılar. Kaçakçıların elinde elden ele kitap Amerika’daki koleksiyoner Walters ailesinin eline geçti. Walters ailesi de bu eserin çalıntı olduğunu büyük ihtimalle bile bile satın aldı. Henry Walters 1897 yılında koleksiyonu babasından devraldı, 1909  yılında halka açtı ve 1931 yılında öldüğünde koleksiyonu Baltimore Belediyesine devredildi. (Bugün Baltimore-The Walters Art Museum olarak kurumsal yaşamını devam ettirmektedir.)

Mustafa Tahir Efendi ve Ayasofya Kütüphanesi bağlantılarına bir göz atalım. 1963 yılında “İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü Dergisi”nin 1. Sayısında Dr. İbrahim Kutluk tarafından yayınlanan “Naili-i Kadim, Hayatı ve Eserleri” isimli makalede, 32. sayfada şu ifadeleri görüyoruz. Kutluk, Naili’nin elimizde bulunan divanlarını sıralarken, 5. maddede Ayasofya Kütüphanesine bulunan Naili divanına gelir ve kitabı şu şekilde tarif eder; “… birinci yaprakta Sultan Mahmud’un tuğralı vakıf mührü ile vakfı tescil eden Mustafa Tahir Efendi’nin mührü ve çifte yazılı diğer bir mühür basılıdır.” (-9-)

İkinci olarak, Kemal Çığ’ın yazmış olduğu “Türk ve İslam Eserleri Müzesindeki Minyatürlü Kitapların Kataloğu” isimli makalede, Ahmed-i Rûmi’nin “İskender-Nâme“si (Ayasofya Kütüphanesi nr: 1458); Arifi’nin “Guy-u Çawgan“ı (Ayasofya Kütüphanesi nr: 1449);  tarif edilirken, söz konusu el yazmalarının Ayasofya kütüphanesinde kayıtlı olduğu ve “1a sahifesinde Sultan Mahmud’un yuvarlak ve müfettiş Mustafa Tâhir Efendi’nin beyzî vakıf mühürlerinin olduğu ifade edilmektedir. (-10-)

Bu makalelerde incelenen el yazması eserlere ilişkin geçen ifadeler, The Walters Art Museum’da bulunan Kitab-ı Bahriye‘nin ilk sayfalarında yazılan ifade ile birebir aynıdır. Bu  da Amerika’a bulunan el yazmasının bir zamanlar “Ayasofya Kütüphanesinin” kayıtlarına girdiğini; kitabın üzerinde bulunan mühürlerin silinmeye çalışılmasının da kitabın çalınarak Amerika’ya kaçırıldığını düşünmektedir.

Şimdi de The Walters Art Museum’daki “W.658” envanter numaralı nüsha ile, Türkiye’de bulunan Kitab-ı Bahriye nüshalarından Ayasofya Kütüphanesinden Süleymaniye Kütüphanesine aktarılan 34 sü ay 2612 envanter numaralı eserin ilk sayfalarını karşılaştıralım. (-11-)

“W.658” envanter numaralı nüsha:

W.658 envanter numaralı nüshanın giriş sayfası
W.658 envanter numaralı nüshanın giriş sayfası
34 sü ay 2612 envanter numaralı nüsha:
Ayasofya 2612 envanter numaralı nüshanın giriş sayfası
Ayasofya 2612 envanter numaralı nüshanın giriş sayfası
Yukarıdaki iki sayfada görülen benzer izleri bu yazının sonunda karşılaştırmalı olarak incelenebilir.
İki nüshanın ilk sayfalarındaki mühürler, notlar ve imzaların benzerliği dikkat çekiyor. Ayrıca Mustafa Tahir isminin vakıf eserleri denetçiliğinde geçmesi, vakıf mühürleri, Amerika’daki nüshanın mühürlerinin ve ilk sayfadaki yazının silinmeye çalışınması, W.658 envanter numaralı eserin Türkiye’de bir kütüphaneden çalınmış olma ihtimalini doğuruyor. (-12-)
Peki The Walters Art Museum’daki W.685 numaralı nüsha Ayasofya kütüphanesinden ya da Türkiye’deki başka bir kütüphaneden mi götürülmüştür? Elimizdeki bilgilere baktığımızda bu konuda çok ciddi bir şüphenin olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda daha detaylı araştırmaları ve girişimleri resmi makamlara bırakıyoruz.
Tuncay Günaydın – 02.01.2016
tuncay4206@yahoo.com
_____________________________________

Dipnotlar:
(-1-)- Bu konuda Metin Soylu 2013 yılında “Piri Reis Haritasının Şifresi” isimli bir kitapla gündeme gelmişti. Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız.

(2)- Prof.Dr. İsmet Balık bu sayının toplamda 48’e kadar çıkarıldığından bahseder. Tıklayınız.

(-3-)- Yusuf Akçura’ya Göre; “Bu yazma eserin müteaddit nüshaları İstanbul kütüphanelerinde ve bazı Avrupa kütüphanelerinde mevcuttur: İstanbul kütüphanelerinden Ayasofya, Topkapı Sarayı, Nuru Osmaniye, Süleymaniye, Tersane, Üniversite, Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa, Ali Emirî Efendi kütüphanelerinde muhtasar veya mufassal bir, iki, hatta bazılarında üç nüsha vardır.
      Avrupa kütüphanelerinden Dresden kütüphanesinde, Bolonya Üniversite kütüphanesinde ve Parisin Millî kütüphanesinde de nüshaları bulunduğu malûmumuzdur. İstanbul kütüphanelerinde bulunabilen mufassal nüshaların en eskiden yazıldığı tahmin olunan ve en mükemmel ve kıymetlisi olan Ayasofya kütüphanesinde 2612 numara ile mukayyet nüshadan faksimile edilerek basılan “Bahriye” kitabı pek yakında intişar edecektir.” Bkz: Piri Reis Haritası Hakkında İzahname

Diğer taraftan Mine Esiner Özen tarafından, 1521’de hazırlanmış versiyonuna ait İstanbul kütüphane ve müzelerinde 16, yurtdışında 10 nüsha olmak üzere toplam 26 nüsha; 1526 versiyonuna ait ise de İstanbul’da 10, yurtdışında 6 nüsha olmak üzere toplam 16 nüsha olduğu iddia edilmektedir. Mine Esiner Özen’in çalışması için tıklayınız.

Son olarak Svat Soucek tarafından ulaşılabilen 38 nüshanın detaylı litesi 1992 yılında çıkarılmıştır. Bkz: Islamic Carting in the Mediterranean

(-4-)- İsmail E. Erünsal’ın makalesi için tıklayınız.

(-5-)- İsmail Hakkı Soyak’ın makalesi için tıklayınız.

(-6-)- Nilüfer Alkan Günay’ın “Osmanlı Taşrasında Bir Yetki Alanı : Haremeyni Şetifeyn Teftiş Vekaleti Görevi ve Kapsamı” isimli makale için tıklayınız.

(-7-)- Almanya, İngiltere, Fransa başta olmak üzere daha bir çok yabancı ülkede gerek Piri Reis’in kitabının nüshası gerekse de Topkapı Sarayı Kütüphanesi başta olmak üzere diğer bir çok kütüphanede bir şekilde kayıt altına alınmış el yazması kitapların nasıl olup da boy gösterdiği konusu çok ciddi ve detaylı olarak araştırılmalı, bu konuların arkası bırakılmamalıdır.

(-8-)- Vakıf Bedduası için Bkz: http://www.vgm.gov.tr/sayfahtml.aspx?Id=3

(-9-)- İbrahim Kutluk’ın makalesi için tıklayınız.

(-10-)- Kemal Çığ’ın makalesi için tıklayınız.

(-11-) Süleymaniye Kütüphanesi Koleksiyonunda bulunduğu Svat Soucek’in kayıtlarında yazılı olan “Ayasofya ms.3161” envanter numaralı nüsha tarafımızca “yazmalar.gov.tr” adresinde yapılan araştırmada tespit edilememiştir.

(-12-) Bütün bu anlatılanlar yanında, The Walters Art Museum’un W.658 envanter numaralı eseri internet ortamında çok çok iyi sergilediğini, derinlemesine inceleyip dünyadaki en meşhur Kitab-ı Bahriye nüshalarından birisi haline getirdiğini söylemeliyiz. Temennimiz odur ki, Türkiye’de bulunan el yazması eserler de en az onun kadar güzel sergilensin ve ulaşılabilir olsun. Bu eserlerin Türkiye’de günümüzde iyi sergilenmiyor olmaları, ileride iyi sergilemeyecekleri anlamına gelmediği gibi; “bırakalım orada kalsın, yabancılar daha iyi bakıp koruyor” gibi hastalıklı bir anlayışın torunlarımızın bizlere emaneti olan bu eserlere saygısızlık olduğunu düşünüyorum.

Kaynaklar:
http://art.thewalters.org/detail/19195

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Piri_Reis

http://bugraderci.blogspot.com.tr/2014/03/efsaneler-ve-gercekler-piri-reisin.html

http://ayasofyamuzesi.gov.tr/tr/i%C3%A7mi-mahmud-k%C3%BCt%C3%BCphanesi

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Henry_Walters

https://en.m.wikipedia.org/wiki/William_Thompson_Walters

Ve daha bir çok kaynak…

Ayrıca Amerikadaki W.658 envanted numaralı el yazması eserin bütün sayfalarını tek tek görüntüleyebilmek için bakınız: http://www.thedigitalwalters.org/Data/WaltersManuscripts/html/W658/

_______________________
Ayasofya 2612
Ayasofya 2612
Walters 658 - (Silinmiş Mühür)
Walters 658 – (Silinmiş Mühür)
___________________________
Ayasofya 2612
Ayasofya 2612
Walters 658 (Silinmiş Yazı)
Walters 658 (Silinmiş Yazı)
____________________
2 Ocak 2016 120259 EET
Ayasofya 2612
Walters 658
Walters 658
_________________________
Ayasofya 2612
Ayasofya 2612
Walters 658
Walters 658
______________________

Ayasofya 2612
Ayasofya 2612
Walters 658
Walters 658
__________________
2 Ocak 2016 120406 EET
Ayasofya 2612
Ayasofya 2612
Ayasofya 2612

Pin It on Pinterest

Menü
Yitik Miras
Menü